Sepet

Son Senelerde Hastalıkların Kumaş Nedeni!

G Şengel tarafından tarihinde yayınlandı

Son senelerde gerek tabiatın balansının büyük bir süratle bozulması; gerek astım, alerji, kanser gibi hastalıkların görülme sıklığının giderek çoğalmasıyla beraber, tüketim seçimlerimizi daha fazla sorgular olduk. Midemize giden bir gıdanın, her gün kullandığımız deodorantın, nevresim ekiplerimizi yıkadığımız deterjanın ve giydiğimiz elbiselerin hangi koşullarda üretildiğini ve içeriğinde sıhhate hasarlı maddelerin olup olmadığını araştırmaya başladık. Şuurumuz çoğaldıkça gördük ki, sıhhatli hayat kumpaslı spor yapmaktan ya da mevsiminde sebze harcamaktan ibaret değil. Artık öğreniyoruz ki, yediğimiz besinler kadar üzerimize giydiğimiz giysiler de genel sıhhatimiz üzerinde oldukça tesirli. Bu yazımızda seninle, bedenimizin en büyük uzvu olan tenimizle her gün, her an temas halinde olan tekstil ürünlerini masaya yatıracağız.

Sıhhatli ve Natürel Tekstil Ürünleri Nasıl Olmalı?

Sıhhatli ve natürel tekstil ürünü dediğimizde; ipliğinden aksesuarına kadar insan sıhhatine hasar vermeyen materyallerin kullanıldığı ve imal evresinde sürdürülebilir usullerin seçim edildiği ürünleri hedefliyoruz. Küreselleşen dünyada, son senelerde tekstil ürünlerinde alternatifler giderek arkasıydı ve maliyetler ucuzladı. Artık her segmente hitap eden, çok değişik maliyet aralıklarındaki ürünler, dünyanın dört bir yanında üretiliyor ve satılıyor. Yalnız ne yazık ki Uzakdoğu, Afrika ve Güney Amerika gibi ülkelerde hakimiyetsiz bir biçimde üretilen ürünler maliyet olarak ucuzlar ancak nitelik açısından sınıfta kalıyorlar. Öğreniyoruz ki bu ürünler kullanıcı sıhhatine uzun vadede büyük hasar veriyorlar ve biz bu hasarları başımıza makûs bir şey gelene kadar fark etmiyoruz.

Yazımızın başında da dile getirdiğimiz gibi vücudumuza iyi bakmanın pek çok yolu var ve bu yollar yalnızca sıhhatli beslenmek ve spor yapmakla kısıtlı değil. Kullandığımız tekstil ürünlerinde de çok dikkatli olmanın zamanı geldi de geçiyor dahi. Bizim nasihatimiz, öncelikle mevcut dolabını büyüteç altına alarak işe başlaman. Giysilerini gözden geçir: ürün içerikleri nedir, renk veriyorlar mı, sentetik ağırlıklı ürünler neler, derisine doğrudan temas eden iç çamaşırlarında ya da pijama gibi gece yatarken giydiğin giysilerinde farklılık yapmana ve daha sıhhatli tercihlere yönelmene gerek var mı? Bu değerlendirmeyi yaptıktan sonra, elemen gereken giysilerini tanımla ve dolabını hasarlı ürünlerden arındır.

Sıhhatli bir gardrobu gözetmenin en ehemmiyetli ayaklarından biri öbürü de bundan sonra yapacağın alışverişlerde şuurlu davranmaya devam faktör. Alışveriş yaparken tercihini tamamen saf ve natürel kaşmir, pamuk, merino yünü gibi ürünlerden yana yapman, satın aldığın ürünşan iplikleri işlenirken insan sıhhatine hasarlı rastgele bir operasyondan geçmediklerinden emin olman çok ehemmiyetli. Harcayıcının giderek bilinçlendiğinin farkında olan ve alıcısının sıhhatini önem veren markalar; bu mevzuda çok itinalı davranıyor ve ipliğinden aksesuarına, boyasından kolisine kadar, ürünlerini sıhhatli, natürel ve nitelikli malzemelerden üretmeye umursuyorlar. Unutmamalıyız ki elbiselerin imal evresinde kullanılan kimyeviler devireme ile çıkmıyor ve kesintisiz olarak bedenimizle temas etmeye devam ediyorlar. İşte bütün de bu nedenden, hem natürel iplik kullanan hem de bu iplikleri kullanırken hasarlı kimyevilere müracaat etmeyen markalar tercimiz olmalı.

Devireme Evresinde de Sıhhatli Seçimler Yapılmalı

Öncelikle öğrenmeliyiz ki, yüksek parfüm kapsayan deterjanlar her ne kadar hoş koksalar da cildimiz ve genel sıhhatimiz için hasarlı olabiliyorlar. Bu vaziyette alışkanlıklarımızı değiştirerek, yüksek oranda parfüm kapsamayan ve organik/ekolojik özellikler taşıyan deterjanlara geçmeli, hem giysilerimizi hem de her gün havasını soluduğumuz konutlarımızdaki perde, nevresim ekibi, battaniye gibi ürünleri bu deterjanlarla yıkamalıyız.

Elbiselerimizin hoş kokmalarını ve yumuşacık olmalarını sağlayan yumuşatıcılardan bırakmanın zamanı geldi. Bu yumuşatıcıların çoğunun içinde kumrin, benzil salisilat, benzisotiazolinon ve parfüm gibi cildi tahriş eden, bağışıklık sistemine hasar veren, endokrin sistemini bozan ve alerjik tepkilere neden olan maddeler bulunuyor. Bu katkı maddeleri yalnızca kullanan şahsın vücuduna hasar vermekle kalmaz, çoğunlukla etrafa da hasar verirler. Deterjan ve yumuşatıcıların içindeki hasarlı maddelerle alakalı daha ayrıntılı bilgi için www.zehirsizev.com adlı siteyi araştırabilirsin. Şayet ben yumuşatıcısız yapamam, tüm giysilerimin yumuşacık olmasını istiyorum diyorsan, her yıkamada çamaşır cihazının yumuşatıcı gözüne bir Türk Kahvesi fincanı elma sirkesi ya da beyaz sirke koyabilirsin. Sirke çamaşırlarını yumuşatır ve makûs bir koku da vazgeçmez. Çamaşırlarının hoş kokmasını istiyorsan, hoşlandığın hoş kokulu bir uçucu yağdan mesela lavanta yağından iki üç damla kadar yumuşatıcı gözüne ilave ederek çamaşırlarını yıkayabilirsin.

Dünyanın yeni kumpasında her mevzuda şuurumuzu çoğaldırmak ve daha doğru seçimler yaparak yaşam niteliğimizi yükseltmek, daha öncekisine mukayeseyle çok daha basit. Bilgi her yerde. Tek yapmamız gereken incelemek, bilinçlenmek ve edindiğimiz bilgileri yaşamımızın her anına yansıtmak. Elimizdeki en değerli vasıtalardan biri olan vücudumuza iyi bakmak reelinde düşündüğümüzden çok daha basit. Yeter ki algılarımızı açalım ve tercihlerimizi sıhhatli, natürel ve nitelikli ürünlerden yana yapalım.

Bir önceki yazımız olan Önemli Buluşmalar İçin Önemli Elbiseler! başlıklı makalemizde buluşma kıyafetleri ve önemli buluşma elbiseleri hakkında bilgiler verilmektedir.

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.